İslam Terörü Lanetler

Nefsi Kınamanın Önemi

Kuran'ın, "Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim." (Kıyamet Suresi, 2) ayetiyle müminlerin önemli bir özelliklerinin, nefislerine arka çıkmamaları, aksine nefislerini kınayarak hatalarını görüp vazgeçmeleri olduğu bildirilmiştir. Mümine bu şuuru kazandıran ise, dünya hayatında yaptığı küçük büyük her şeyin ahirette karşısına çıkacağını ve Rabbimiz'in huzurunda tüm bunların hesabını vereceğini bilmesidir. Müminlerin bu korkuları Kuran`ın "…Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar." (Rad Suresi, 21) ayetiyle bildirilmiştir. Mümin, Allah (cc) korkusu nedeniyle her an vicdanını kullanarak yaşar. Buna rağmen bir hata yaptığında ise hemen Allah (cc)'a sığınır, nefsini samimiyetle kınar ve hatasından tevbe eder.

İman edenlerin Allah (cc)'tan korkmaları ve ahirette verecekleri hesabı düşünmeleri, onları sürekli olarak güzel ahlaklı davranmaya teşvik etmektedir. Aynı zamanda Allah (cc)`ın rızasını kazanmak için ciddi bir gayret sarfetmeye ve sürekli olarak nefisleri ile hesaplaşmaya da yöneltmektedir.

Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin" buyurmaktadır. Bu hadis-i şerifteki yüksek mana, doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü ayırt etmede insanın, en önemli yardımcılarından biri olan vicdanına danışmasını öğütlemektedir.

İmam-ı Rabbani ise bu konuyla ilgili olarak şöyle bir hatırlatmada bulunmuştur:

"Allah sırlarının kudsiyetini (kusurdan uzak olma) artırsın; meşayihten (şeyhlerden) bir cemaat, kendilerini hesaba çekme yolunu ihtiyar etmişlerdir (tercih etmişlerdir). Amel defterlerini, her gece yatmadan evvel mutalaa ederler. Hatta günlük sözlerini, hareketlerini, duruşlarını ve davranışlarını dahi gözden geçirirler. Tafsilatı ile (açıklamalarıyla), onların hakikatını anlamaya çalışırlar. Kusurları varsa, onları kurtarmaya bakarlar. Seyyiatlarından (kötü amellerinden) dahi, tevbe, istiğfar, iltica (sığınma), tazarru (kusurlarını bilip kibirden vazgeçip tevazu ile yalvarıp yakararak) ile Aziz Gaffar Allah`a yalvararak kurtulmak isterler. Yararlı amelleri için Yüce Allah`a hamd ve şükür ederler. Yaptıkları iyi amelleri dahi, Yüce Hakkın ihsan ettiği muvaffakıyetine (başarısına) bağlarlar." (Mektubat-ı Rabbani, 310. Mektup)

İnsan gün içinde yaptığı herşeyden, düşüncelerinden, konuşmalarından, üslubundan, tavrından, olaylar karşısında gösterdiği tepkilerden, kısacası yaşadıklarının tamamından sorguya çekilecektir. Müminin pişman olacağı bir davranış göstermemesi için, İmam Rabbani`nin de hatırlattığı gibi Allah (cc) Katındaki asıl hesabından önce, sürekli olarak kendi nefsini hesaba çekmesi, nefsi eğitecek ve arındıracak bir yoldur. İnsanın kendisini müstağni görmeden sürekli olarak vicdan muhasebesi yapması, ahlakını ve tavırlarını sürekli gözden geçirip telafi yoluna gitmesi, Allah'ın dilemesiyle dünyada ve ahirette Allah (cc)`ın razı olacağı bir ahlaka ulaşmaya vesile olabilir.

2007-04-21 00:00:00

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top